Devleti soyup soğana çevirdi,
onlarca insan öldürdü,
çete kurdu,
iç savaş başlattı,
onlarca askerimizi şehit etti,
kardeşi kardeşe düşürdü,
ekmeğimizi çaldı?
Naptı bu adam Allah aşkına. Aslı arası futbol lan. 39 yıl ne demek? Sikerim böyle ülkeyi ben Mozambik’e taşınıyorum..
Fenerbahçeliler Aziz Yıldırım’ı asmadıklarına dua edin.
Anlamadan dinlediğim şarkılar sarılman. Söylemeden belirttiğim noktalar saçların. Tutmadan dokunduğum eller kayıp. Koklamadan aldığım koku burnun. Görmeden inanmam.
Bazen çok şey istiyoruz, bazen hiç. Buna karşılık az şey vereni ya da çok şey vereni de karşımızda bulunca, olmuyor tabi. Susmak ya da konuşmak. Sevmek ya da sevişmek. Ortası yok.
Çok eskimiş bu beden. Hani yıllarca nasıl olsa bir gün silinir diye dokunulmayan yerleri vardır büyük şeylerin, silinemeyecek hale gelir sonra. Kapkara. Kuru. Sanki eklemlerim, kalbim, bacaklarım, kollarım, beynim. Çok eskimiş. Eskitmiş onu bu ertelemeler. Hemen tozunu almadığımız anılar yaşayıp, sonra silememişiz kirini pasını. Çok. Eskitilmiş. Denim. Biraz sezon sonu, biraz outlet.
Beni ne kadar üzmüşsün ne kadar yıpratmışsın, yanıma geldin ya ne önemi var artık. Sadece herşeye rağmen iyi ki varsın.
Kovalayan varmış gibi uyuyakalabilen insanlara hep imrenmişimdir. Düşünecek şeyleri mi yoktur? Düşünecek şeylerini ne ara düşünmüşlerdir? Hayalleri mı yoktur? Hayalsiz insan mı olur? Hiç mı merak etmezler olacağı biteceği? Bir şarkıyı bir kaç kere daha fazla dinlemek istemezler mi mesela? Bir hayali bir kaç kere daha hayal etmek. Olmayacağını bile bile. Sarılmak istemezler mi? Bir yolun, yoldan çıkmaya çalıştığı yere kaza mahali denir. Bir kaza mahalinde her zaman enkaz olmaz. Biraz sen olur, biraz ben.
